avatar

Şükrü Portakal YAZAR

FERMANDAN BULUTA

Şükrü Portakal

2026-07-28

Güvenin ve Adaletin Geleceği
Toplumsal hafızamızın en derin katmanlarında, "ekmek, devlet ve insan" arasındaki o kadim denklemin izleri yer alır. Bu topraklarda yüzyıllardır değişmeyen, dönemler üstü bir arayış vardır: Gücü elinde tutanın azameti karşısında sıradan insanın adalete, refaha ve yarınına duyduğu o sarsılmaz güven ihtiyacı. Ne var ki, gücün fildişi kulelerden tabana doğru soğuk bir çehreyle yansıdığı her dönem, toplumsal hafızada derin kırılganlıklar bırakmıştır. 

​İsimler değişir, kıyafetler başkalaşır, fermanların yerini dijital genelgeler alıyor ama ne tuhaftır ki insanın belirsizlik karşısındaki temel refleksleri ve kaygıları baki kalır. Bugün dönüp toplumumuza baktığımızda, yarınından emin olamayan esnafın, çarşı pazardaki yüksek ateşin ve geçim derdinin gölgesinde büyük bir sınav verdiğimizi görüyoruz. İnsanımızın zor zamanlarda bir kap sıcak çorbayı, bir lokma ekmeği bölüşme erdemi ne kadar baş tacıysa; bir sosyal yardım paketine, bir elin inayetine muhtaç kalma endişesi de bir o kadar can yakıcı bir gerçektir. 

"Bir toplumun gerçek gücü, kriz anlarında dağıttığı buğday çuvallarının veya sosyal yardımların sayısıyla ölçülmez. Gerçek güç, o nimetin tarlada ne kadar hakkaniyetle üretilebildiği ve adalet mekanizmasının ne kadar şeffaf işlediğiyle ölçülür."

 ​Devletin şefkat eli elbette mazlumun ve ihtiyaç sahibinin üzerinde olmalıdır; fakat bir toplumu sürekli ihsan bekleyen, edilgen bir kalabalık halinde tutmak, geleceğe yapılabilecek en büyük kötülüktür. Geleceğin güçlü Türkiye’ si, vatandaşlarına sadece kriz kapıya dayandığında yardım uzatan bir "hayır kurumu" mantığıyla kurgulanamaz. 21. yüzyılın dünyasında yarının Türkiye’si; üreticinin emeğinin korunduğu, esnafın pazar yerinde serbestçe ve güvenle hakkını savunabildiği, liyakatin sadakatin önüne geçtiği bir "kurumlar ve kurallar devleti" olmak zorundadır

​Dijitalleşen, yapay zekâ çağını yaşayan yeni dünya’ da toplumumuzu geçici pansumanların tevekkülüne değil; üretimin, teknolojinin, hukukun ve hürriyetin güvenli limanına taşımak mecburiyetindeyiz. Fermanların yerini öngörülebilir, sarsılmaz hukuki normlar almalıdır. 

​Yüzyıllar ve rejimler değişse de insanın adalet, aş ve güven arayışı hiç değişmiyor.

Geleceğin Türkiye’sini inşa edecek olan irade; gücü merkezileştirip halktan uzaklaştıran değil, adaleti devletin ve mülkün temeli kılan irade olacaktır. Çünkü bu aziz millet, bir ulu çınarın gölgesinde sadece edilgen bir sığınmacı gibi nefes almak değil; o çınarın kök saldığı hukuk zemininde, geleceğe güvenle bakarak onuruyla yaşamak istiyor.


ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi

Şükrü Portakal YAZAR