Şükrü Portakal YAZAR
GÖNÜL YARASI
Şükrü Portakal
2026-09-27
Bazı yaralar vardır…
Ne kanar ne de görünür.
Ama insanın içinde yıllarca taşınır.
Gönül yarası da böyledir.
Bir sözden doğar bazen.
Bir vefasızlıktan…
Bir ayrılıktan…
Bazen de en güvendiğin insanın, hiç beklemediğin anda sırtını dönmesinden…
İnsan bedenindeki yaranın üzerine
merhem sürer.
Peki ya gönlün yarasına?
Onun merhemi eczanede satılmaz.
Zaman derler…
Evet, zaman bazı acıları hafifletir.
Ama bazı yaraları iyileştirmez.
Sadece insanı o yarayla yaşamaya
alıştırır.
Hayat bize çok şey öğretiyor.
Kimin dost, kimin yol arkadaşı
olduğunu…
Kimin yanında yürüdüğünü, kimin
sadece işine geldiği için yanında durduğunu…
En acısı da şu:
İnsan bazen düşmanından değil, dost
bildiğinden yara alıyor.
Çünkü düşmanın sözünü beklersin.
Ama dostun sözünü kalbine koyarsın.
O yüzden dosttan gelen yara daha
derindir.
Bir de söylenemeyen sözler vardır.
İnsan yıllar sonra bile,
“Keşke o gün söyleseydim…”
der.
Ama hayatın en acı taraflarından
biri şudur:
Bazı cümlelerin zamanı vardır.
Zamanı geçince söylesen de anlamını
kaybeder.
İşte gönül yaralarının bir kısmı da
söylenemeyenlerden oluşur.
Bugün Pazar…
Belki herkes kendi telaşından biraz
uzaklaşacak.
Bir kahve içilecek, bir türkü
dinlenecek, eski bir fotoğrafa bakılacak.
Ve insan kendi kendine soracak:
“Benim gönlümde hâlâ kapanmayan ne
var?”
Belki bir isim…
Belki bir hatıra…
Belki bir pişmanlık…
Belki de yıllardır kimseye
anlatamadığın bir kırgınlık.
Ne olursa olsun…
Gönül, unutmuş gibi yapabilir.
Ama unutmaz.
Çünkü bazı insanlar hayatımızdan
çıkar;
ama hatıralarımızdan çıkmaz.
Ve bazı yaralar kapanmaz.
Sadece insan büyür…
Yarasıyla yaşamayı öğrenir.
Pazarınız huzurlu, gönlünüz yarasız
olsun.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP