Şükrü Portakal YAZAR
DEVLET AKLI UYUMAZ!
Şükrü Portakal
2026-08-24
Bugünü okuyan değil, yarını gören devlet güçlüdür.
Siyasette
bazı sözler vardır...
Söylendiği
gün anlaşılmaz.
Bazı
hamleler vardır...
Sonucu
yıllar sonra ortaya çıkar.
Ve bazı
liderler vardır ki;
gündemi
takip etmez, gündemin nereye gideceğini öngörür.
İşte devlet
aklı tam burada başlar.
Devlet
yönetmek yalnızca bugünün problemlerine cevap vermek değildir.
Asıl mesele;
yarının
problemlerini bugünden görebilmektir.
Türkiye'nin
bulunduğu coğrafya bunun en açık örneğidir.
Ürdün...
Irak...
Suriye...
İran...
Doğu
Akdeniz...
Kafkasya...
Ve bütün bu
başlıkların üzerinde küresel güç mücadelesi...
Haritaya
baktığımızda birbirinden bağımsız görünen gelişmelerin aslında aynı büyük
denklem içerisinde hareket ettiğini görmek zorundayız.
Çünkü
Ortadoğu'da hiçbir gelişme artık yalnızca o ülkenin meselesi değildir.
Irak'taki
gelişme Suriye'yi etkiliyor.
Suriye'deki
gelişme Türkiye'nin güvenliğini etkiliyor.
İran'a
yönelik baskı bölgenin tamamını etkiliyor.
Ürdün'deki
gelişmeler ise bölgedeki dengelerin başka bir ayağını oluşturuyor.
Harita
değişmiyor gibi görünürken dengeler değişiyor.
İşte
Türkiye'nin burada yapması gereken şey, başkalarının hazırladığı senaryolarda
figüran olmak değil;
kendi
senaryosunu yazmaktır.
Bunun adı da
Türk Devlet Aklıdır.
Devlet aklı;
duyguyla
hareket etmez.
Panikle
karar vermez.
Bir günlük
manşete göre strateji değiştirmez.
Bugün
alkışlanıp yarın unutulacak hamlelerin peşinden gitmez.
Çünkü
devletler günü değil, yüzyılı düşünür.
Bizim
tarihimizde de bunun örnekleri vardır.
Büyük devlet
adamları çoğu zaman söyledikleri sözün o gün nasıl karşılanacağını değil, yarın
ne anlama geleceğini düşünmüştür.
Bugün
Türkiye'nin ihtiyacı da tam olarak budur.
Kısa vadeli
siyasi hesapların üzerinde bir perspektif...
Günlük
tartışmaların üzerinde bir strateji...
Ve kişilerin
üzerinde bir devlet aklı.
Çünkü
Türkiye yalnızca kendi sınırları içerisinde yaşayan bir ülke değildir.
Türkiye;
Balkanlar'dan
Kafkasya'ya,
Karadeniz'den
Akdeniz'e,
Ortadoğu'dan
Türk dünyasına uzanan geniş bir jeopolitik alanın merkezindedir.
Bu nedenle
Türkiye'nin her adımı yalnız Ankara'da değil, dünyanın birçok başkentinde
hesaplanmaktadır.
Öyleyse biz
de kendi hesabımızı yapmak zorundayız.
Kim ne
planlıyor?
Hangi güç
nereye yerleşiyor?
Hangi
koridor neden oluşturuluyor?
Hangi
ittifak neden kuruluyor?
Bugünkü
hamlenin beş yıl sonraki sonucu ne olacak?
Devlet aklı
bu soruları sorar.
Ve
cevaplarını bugünden arar.
İşte bu
yüzden Türkiye'nin güçlü olması yalnızca güçlü bir orduya sahip olmak değildir.
Güçlü
devlet;
güçlü
istihbarattır.
Güçlü
diplomasidir.
Güçlü
ekonomidir.
Güçlü hukuk
düzenidir.
Güçlü
kurumlarıdır.
Ve bütün
bunların üzerinde;
uzun vadeli
stratejik akıldır.
Bizim artık
günü kurtaran değil,
geleceği
kuran bir Türkiye'ye ihtiyacımız var.
Çünkü dünya
yeniden şekilleniyor.
Ve tarih
bize şunu söylüyor:
Haritayı
başkalarının çizdiği yerde, kaderini de başkaları belirler.
Türkiye
kendi haritasını kendi stratejisiyle okumalıdır.
Kendi
güvenliğini kendi aklıyla sağlamalıdır.
Kendi
geleceğini kendi iradesiyle kurmalıdır.
Çünkü devlet
aklı uyumaz.
Görür.
Bekler.
Ölçer.
Sabreder.
Ve zamanı
geldiğinde hamlesini yapar.

ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP