Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar YAZAR
QATAR HAVAYOLLARIYLA UÇUŞ
Nazım PEKER - Eğitimci-Yazar
2025-12-31
Bilet işini çözünce, uçağa binmek üzere giriş salonuna
geçtik.
Bizim gibi özel ilgili ve Avustralya’ya
uçacak Yozgatlı Doğan Bey ve annesi ile tanıştık. Hani kimilerinin dört yıl
üniversitede okumasına karşın tek arkadaşı yok ya!
Epey
sohbet ettik. Bazı ön bilgiler aldım. Onlar Doha’dan Avusturalya’ya aktarmalı
14 saat daha uçacaklarmış.
Neyse
anons yapıldı. Kapılar açıldı. Eşimin yürüme sorunundan dolayı genç bir kurye
geldi eşimi ve beni alarak uçağın kapısına kadar getirdi.
Kapıda vişneçürüğü giyimli hostes hanım
İngilizce Hoş geldiniz diye karşıladı. O da ne ben, baş örtülü, sıkma başlı,
sadece gözleri görünen bayanlar bekliyordum.
Hepsi de
modern giyimli gencecik hostes kızlar.
Yerimizi
gösterdi teşekkür ettik, “Şükran “dedim.
Kemerlerimizi
bağladık.
Eşimle duamızı yaptık, yüce Tanrı’ya
niyazlarımızı ilettik. Herkese her alanda kolaylıklar, huzur ve başarılar
diledik.
Kule
uçuş izni verdi ki pilot, alanda taksi yapmaya başladı.
Ve uçuş
gerçekleşti. Üç saat kırk dakikalık bir yolculuk.
Airbus
320 uçağımız, gerekli yüksekliğe tırmandıktan sonra, kemerlerimizin
açılabileceği anonsu yapıldı.
Benim aklım, Müslüman bir emirliğin
uçağında modern giyimli kızların kıyafetleriydi. Ne öyle çarşaf ne öyle sıkma
baş yoktu. Transparan da değillerdi. Bizim siyasal İslamcılarla yobaz
tarikatçılardan önceki sade Anadolu Türk kadınını giyimleri gibiydi; sade ve
gösterişsiz.
Beş
hostes kızın ikisinin Arap olduğu belliydi. Yakalarında Fatıma ve Merwa
yazıyordu. Diğer üçü sanırım Endonezya ve Malezyalıydı.
Önce
birer ıslak mentollü mendil dağıtıldı.
Bir süre sonra yemek servisine geçildi. Ben
döner, eşim piliç çevirme istedik. Sıcacık ikram ettiler. Yanında tatlısı ve
Arap usulü bir garnitür ile.
Biten
yemek kaplarını hemen topladılar.
Tek tek
isteyen yolcuların gereksinimlerini sağladıktan sonra yeni bir içecek servisine
başladılar.
O da ne
öyle?
Kutu bira,
Rom,
Viski,
Şarap.
Şişeleriyle
yolcular arasında dolaşıyorlar. Sordum gerçek mi diye, evet yanıtını aldım.
Demek ki dünya bir çağdaşlığa giderken
bizdeki siyasal İslamcılar, bir Afganistan olma derdindeler. Sanırım bunun da gerekçesi, Kuran’ı anlamadan
okumamızdan kaynaklanıyor. Zira bizdeki kökü dışarda tarikat ve cemaatler,
“Sakın Kuranı mealinden okumayın, haramdır, dinden çıkarsınız fetvaları”
derdindeler. Sıkıntıları da Kuran’ı anlarlarsa bizim hoşafın yağı kesilir
korkusundalar.
İnanır
mısınız, bu yıl iki kırılma yaşadım. İlki Tunceli gezimde oradaki insanların
kibarlığı ve duyarlılığı, ikincisi de Qatar Havayollarında ki gördüklerim.
Demek
ki onlar “Senin dini sana, benim dinim
bana” ayetini özümsemişler, işlerinin yürümesi derdinde. Bizdeki cahil
Müslümanlarda, kadının saçın kılı ile uğraşma, cennetten Huri kapma
derdindeler.
Ne
denir? Eller gider Mersin’e biz gideriz tersine.
Esen
kalınız.
NOT:
Qatar’da Regaip Kandili kutlanmadı ama, Noel ve yılbaşı kutlanıyor. Cümle din
yobazlarına duyurulur.
ETİKETLER: konya, postası, gazete, dergi
YORUMLAR
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
YORUM YAP